Piyasaların Matrah Artırımı Beklentisi Karşılanmalıdır

  1. Anasayfa
  2. Makaleler
  3. Muharrem ÖZDEMİR Makaleleri
  4. Piyasaların Matrah Artırımı Beklentisi Karşılanmalıdır

Cumhuriyetin kuruluşunun üzerinden çok geçmeden bir yıl sonra 1924 yılında ilk vergi affı yasasının çıktığını her maliyeci iyi bilir. Bu tarihten günümüze kadar ortalama iki yılda bir yapılandırma veya çeşitli adlar altında vergisel kolaylıklar sağlayan düzenlemeler yapılagelmiştir.

Bir maliyeci, Defterdarlık yapmış birisi olarak vergide adaletsizlik yaratan vergi aflarına sıcak bakmamız pek tabi ki mümkün değildir. Çünkü vergisini zamanında ödeyerek hazineye karşı sorumluluğu yerine getiren kişinin buna hep itirazı vardır. Her af söylemi çıktığında vergisel vecibelerini yerine getirenler bizim günahımız ne diye sorarlar biz maliyecilere.

Ancak vergi aflarının zamanlaması da çok önemlidir. 1921 yılındaki Tekalif-i Milliye kararlarının etkisi altında mali zorluklar yaşanan bir ülkenin yapılacak Af düzenlemesi ile rahatlatılması bir ihtiyaçtır. İşte bu yüzden, Devlet, zaman zaman istemese de siyasi, ekonomik veya sosyal sebepler yüzünden af veya vergi yapılandırmasına başvurmakta ve kendi alacağından feragat etmek zorunda kalmaktadır.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’ne eklenerek yeni bir vergi yapılandırmasına yer verilmiştir. Teklif, 43 maddeden oluşmakta ve halen meclis gündeminde görüşülmeyi beklemektedir.

Ancak, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman DİNÇBAŞ’ın, Plan ve Bütçe Komisyonunda yaptığı konuşmada, “Bu çalışmanın, bu inisiyatifin en önemli hedefi, tıkanmış olan insanlara bir şekilde bu tıkanmayı gidermek için bir yol göstermek. Stok affı, kasa affı gibi konular bu tıkanmayla ilgili değil’ şeklindeki sözleri piyasanın uzun zamandan beklediği talepleri karşılamaktan çok uzak kalmıştır.

Peki, Neden Matrah Artırımı Gerekli?

2011 yılında çıkan 6111 sayılı Kanun, inceleme ve tarhiyat safhasında bulunan işlemler,  matrah ve vergi artırımı ve stok beyanları ile ilgili af düzenlemelerini kapsamıştır.

2016 yılında yürürlüğe giren 6736 sayılı Af Kanunu da, Vergi mahkemesinde dava açılmış ya da dava açma süresi henüz geçmemiş olan ihtilaflı alacaklar, inceleme ve tarhiyat safhasında olan alacaklar başta olmak üzere matrah artırımı hükümlerine de yer verilmiştir.

2018 yılında çıkartılan bir diğer af düzenlemesi olan 7143 sayılı Kanunun 5. maddesinde matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümlere, 9. maddesinde ise başvuru ve ödeme şekline ilişkin düzenlemeler yer almış ve 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yılları için matrah artırımı yapma kolaylığı sağlanmıştır.

2011 ve 2018 yılları arasında kısa aralıklarla kamu otoritesi tarafından mükelleflere vergisel alanda gerekli kolaylıklar gösterilmiş ve buna ilişkin yasal düzenlemeler yapılmıştır. Peki, neden ülkeyi saran ve Pandemi’nin gölgesi altında zor günler geçiren bu ekonomik buhran ortamında AF düzenlemesinden kaçınılıyor? Ekonomi kurmayları, ısrarla yaptığımız Af değil vergi yapılandırması söylemi kullanılıyor?

Pandemi sebebiyle başta ülkemiz olmak üzere, tüm dünya ülkelerinde eşi benzeri görülmemiş ekonomik buhran nedeniyle küçülme, gerilemenin olduğu bir ortamda bu olumsuz havanın dağıtılması ve 2021 yılına pozitif adımlarla girilmesi için mali alanda yeni bir beyaz sayfanın açılması gerekli olmasının ötesinde elzemdir.

Filhakika, 2021 yılına ülke olarak güçlü bir başlangıç yapabilmemiz için matrah artırımı, kasa ve stok affına bir maliyeci olarak ilk defa EVET diyorum. Hükümetin ve özellikle Cumhurbaşkanımızın vatandaşlardan gelen bu sese kulak vereceğini ve bunun zorunlu bir ihtiyaçtan kaynaklandığını bir kez daha belirtmek istiyorum.

Muharrem ÖZDEMİR                      
Manisa (E) Defterdarı
Vergi (E) Müfettişi
Yeminli Mali Müşavir
www.vdd.com.tr