Vergisel İşlemlere Karşı Dava Açma Süreçleri

  1. Anasayfa
  2. Makaleler
  3. Muharrem ÖZDEMİR Makaleleri
  4. Vergisel İşlemlere Karşı Dava Açma Süreçleri

  1. ÜÇ AŞAMALI VERGİ DAVA SÜRECİ

1.1. İlk derece vergi mahkemesi

2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun[1] 7 inci maddesine göre; Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış (60) ve vergi mahkemelerinde otuz (30) gündür.

İhtiyati haciz, ihtiyati tahakkuk ve ödeme emri gibi tahsilata ilişkin davalarda ise özel dava açma süresi öngörüldüğü için bu süre 15 gündür.

İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun EK 1 inci maddesine göre,  kanunda öngörülen parasal sınırlar; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır hükmü yer aldığından 2021 yılı için konusu 7.000 Türk Lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz.

2576 Sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun 7 inci maddesinde de, tek hâkimle çözümlenecek davalar düzenlenmiştir.  Buna göre,

  1. 000 Türk Lirasını aşmayan vergi davalarına tek hâkimle,
  2. 000 Türk Lirasını aşması halinde davaya heyet halinde bakılacaktır.

Vergi mahkemesinin tek hâkimle veya heyet halinde vereceği kararlara karşı 2021 yılı için konusu 7.000 Türk Lirasını geçen vergi davaları için 30 gün içerisinde istinaf yoluna başvurulması mümkündür.

 

1.2. İstinaf

2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45 inci maddesi İstinaf, 46 ıncı maddesinde de temyiz süreci ele almıştır. Buna göre, Vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.

Örneğin, İhtiyati hacze ilişkin 6183 Sayılı Kanun’un 15 inci maddesinde özel dava açma süresi öngörüldüğü için Vergi Mahkemesinde dava açma süresi 15 gün iken, ilk derece vergi mahkemesinin kararına karşı istinafa başvuru süresi ise 30 gündür.

Ancak, konusu 7.000 Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. Bölge idare mahkemelerinin 46 ıncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.

Ancak, 2577 Sayılı İYUK 46 ıncı maddesinin (b) bendine göre, konusu 192.000 Türk lirasını aşmayan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar temyize konu edilemez. Bölge idaresi mahkemesinin (istinaf) vereceği kararlar kesindir.

VERGİ DAVALARINDA PARASAL SINIRLAR[2] 2019 2020 2021 Yasal Dayanak
Vergi mahkemesi hâkimlerinden biri tarafından çözümlenen davalarda parasal üst sınır 44.000 53.000 57.000 2576 Sayılı Kanun Md. 7 ve Ek madde 1
Vergi mahkemelerinin kesin (istinaf yoluna gidilemeyen)  kararlarına ilişkin parasal sınır 6.000 7.000 7.000 2577 sayılı Kanun Md. 45
İstinaf mahkemelerinin kesin (Danıştay’a temyiz yoluna gidilemeyen) kararlarına ilişkin parasal üst sınır 144.000 176.000 192.000 2577 sayılı Kanun Md. 46/b

 

Örnek: Merter Vergi Dairesi Müdürlüğü, tahakkuk eden 80.000 TL’lik kurumlar vergisi borcu için haciz varakasına istinaden ihtiyati haciz tatbik etmiştir.

İhtiyati hacze karşı 15 gün içerisinde vergi mahkemesi nezdinde dava açılmıştır. Davaya konu tutar 80.000 TL olduğundan davaya vergi mahkemesinin heyet halinde karar vermesi gerekir. Vergi mahkemesi kararına karşı 30 gün içinde bölge idare mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurabilir. Dava konusu tutar 192.000 TL aşmadığı için temyiz yoluna başvurulamaz. Bölge idare mahkemesinin istinaf yoluyla verdiği karar kesindir.

 

1.3. Temyiz

2577 Sayılı Kanunun 46 maddesine göre, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay’da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir. Vergi yargılamasında, Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin kararları ancak bu mahkemelerin bir hukuk kuralını yanlış uygulamaları durumunda temyiz edilebilir.

Burada söz konusu edilen hukuk kuralı geniş kapsamlıdır. Yasaları, tüzükleri, yönetmelikleri, sözleşmeleri içine alır. İdari Yargılama Usulü Kanunu, temyiz nedenlerini üç başlık altında toplanmıştır:

a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmiş olması,
c) Usul hükümlerine uyulmamış olunması.

Danıştay, bölge idare mahkemelerinin kurul halinde verdiği kararları temyiz yoluyla incelemektedir. Danıştay’a, vergi mahkemesinin kararını tebliğini takip eden günden itibaren otuz (30) gün içinde başvurulabilir. Temyiz başvurusu, vergi mahkemesi kararının yürütülmesini durdurmaz. Bu kararların yürütülmesini durdurabilmek için Danıştay’dan teminat karşılığı yürütmenin durdurulması istenilmesi ve bu istemin de kabul edilerek karara bağlanmış olması gerekmektedir.

213 sayılı Kanunun 377’nci maddesi uyarınca; vergi dairesi başkanlıkları ile vergi daireleri, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca belirlenen tutarları aşan davalarda Gelir İdaresi Başkanlığının ( İl özel idareleri ile belediyeler, valiler) muvafakatini almadan vergi mahkemesi kararları aleyhine temyiz yoluna gidemezler. Gelir İdaresi Başkanlığı, tespit edeceği hadlerle sınırlı olmak şartıyla, muvafakat verme yetkisini vergi dairesi müdürlüklerinin taraf bulunduğu davalar için vergi dairesi başkanlıklarına ve/veya defterdarlıklara devredebilir.

Özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde, Danıştay dava daireleri ile idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarına karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştay’da temyiz yoluna başvurulabilir.

2577 Sayılı İYUK 46 ıncı maddesinin (b) bendine göre, konusu 192.000 Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar temyize konu edilebilir.

Dava konusu tutar 192.000 TL aşması halinde ilk derece davaya bakan vergi mahkemesi konuyu heyet halinde değerlendirmesi gerekir. Vergi mahkemesinin heyet halinde vereceği kararlar bölge idare mahkemesi nezdinde istinafa konu edilebilir. İstinafın vereceği kararlarda, Danıştay nezdinde temyize konu edilebileceğinden 2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun[3] ile üç aşamalı yargılama süreci hukuk sistemindeki yerini almıştır.

 

1.4. Vergi davalarında karar düzeltme

2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu`nun “Kararın Düzeltilmesi” başlıklı 54. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerince verilen kararlar hakkında bir defaya mahsus olmak üzere taraflarca;

a) Kararın esasına etkisi olan iddia ve itirazların kararda karşılanmamış olması,

b) Bir kararda birbirine aykırı hükümlerin bulunması,

c) Kararın usul ve Kanuna aykırı bulunması,

d) Hükmün esasını etkileyen belgelerde hile ve sahtekârlığın ortaya çıkmış olması

Bu durumların varlığında kararın düzeltilmesi imkânı bulunmakta iken 2014 tarih ve 6545 sayılı Kanunla söz konusu müessese ilga edilmiş olduğundan vergi davalarında uygulanabilirliği kalmamıştır.

 

  1. YÜRÜTMENİN DURDURULMASI

1982 Anayasası’nın 125 inci maddesinin 5 numaralı bendine göre, İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir.

2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu`nun 27 inci maddesi “Yürütmenin Durdurulması” taşımakta olup, Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler.

Kanunda sayılan belli şartların mevcut olması durumunda kanun koyucu yürütmenin durdurulmasını talep etme imkânını tanımıştır. Buna göre;

  • Telafisi güç ve imkânsız zarar doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
  • Yürütmenin durdurulması kararı istem üzerine verilir. Yönetsel yargı yerleri kendiliğinden yürütmenin durdurulması kararını veremezler.
  • Yürütmenin durdurulması ya dava dilekçesi ile birlikte veya dava açıldıktan sonra istemde bulunarak verilir.
  • Yürütmenin durdurulması kararı verilen dosyalar öncelikle incelenir.
  • Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir. Ancak durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir.
  • Yürütmenin durdurulmasında özel tebligat yöntemi uygulanabilir. Tebligat süreleri kısaltılabilir, tebliğ memur eliyle yapılabilir.

 

2.1. Tarhiyata karşı açılan davalar

2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu`nun 27 inci maddesi 4. fıkrasında yer alan hükme göre, vergi mahkemelerinde vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurmaktadır.

Mükellef veya sorumlusunun kendisine tebliğ edilen vergi/ceza ihbarnamesine karşı ilk derece vergi mahkemesi nezdinde 30 günlük dava açma süresinde dava açması halinde başkaca bir işleme gerek duyulmaksızın yürütme kendiliğinden duracaktır. Filhakika, mükellefin ayrıca yürütmenin durdurulması talebinde bulunmasına gerek bulunmamaktadır.

Örnek: Vergi müfettişinin düzenlediği vergi inceleme raporuna istinaden vergi dairesi müdürlüğü vergi/ceza ihbarnamesini mükellefe tebellüğ etmiştir. İhbarnamenin tebliğini takip eden 30 günlük süre içerisinde dava açılması halinde tahakkuk durmuş olduğundan kesinleşmeden söz edilemeyecektir. Bu nedenle tarhiyata karşı açılan davada yürütme kendiliğinden durmuş olacaktır.

 

2.2. Tahsilata karşı açılan davalar

2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu`nun 27 inci maddesinin 4. fıkrasına göre, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarının yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir.

Buna göre, 6183 sayılı kanun kapsamında ödeme emri, ihtiyati haciz, ihtiyati tahakkuk, haciz varakaları ile haczedilen malların satışına ilişkin işlemlerde vergi mahkemesi nezdinde açılacak davalarda yürütmenin durdurulması talebinde bulunmak gerekir. Aksi takdirde sözü edilen tahsilat işlemlerine karşı açılacak davalarda vergi dairesinin tatbikatı devam eder, durmaz.

 

2.3. İhtirazi kayıt işlemlerine karşı açılan davalar

Mükellefler kendi beyanları üzerine tarh ve tahakkuk ettirilen vergilere karşı dava açamazlar. Fakat bunun iki istisnası vardır; Birincisi, tarh ve tahakkuk işlemleri mükelleflerin kendi beyanlarına göre yapılmasına rağmen bu vergilendirme işleminde Vergi Usul Kanununun 116’ncı ve müteakip maddelerinde tanımlanan nitelikte bir vergi hatasının bulunması halinde mükelleflerin dava açma imkânı bulunmaktadır. Bu durumda mükellef tarafından dilekçe ile vergi dairesinden vergilendirme hatası olduğunu beyan ederek hatanın düzeltilmesini talep edildiğinde ve vergi dairesince düzeltme talebinin red edilmesi durumunda mükelleflerin dava açma imkânı bulunmaktadır.

İkincisinde ise, ihtirazi kayıt ile beyana karşı dava açılabilmektedir. İhtirazi kayıtla beyan, mükelleflerin gelirinin istisna ve muafiyet gibi nedenlerden dolayı vergiye tabi olup olmadığı konusunda şüpheye düştükleri matrahlar için başvurdukları bir yoldur. Bu gibi durumlarda mükellefler ihtirazi kayıtla beyanname vererek daha sonra dava yoluna gidip haksız ödedikleri vergiyi geri isteyebileceklerdir. İhtirazi kayıtla verilen beyannamelere karşı dava açılabilmesi için aşağıdaki hususlara dikkat edilmesi gerekir.[4];

  • Mükellefin beyanname ile birlikte ihtirazi kaydı içeren dilekçe vermesi veya beyannamenin herhangi bir yerine ihtirazi kayıt düşmesi gerekir,
  • Beyannamenin elektronik ortamda verilmesinde ise, ihtirazi kayıtla ilgili kutucuğun işaretlenmesi gerekmektedir. Tahakkuk işlemi gerçekleştikten sonra ihtirazi kayıt talebi kabul edilmez,
  • Verilen beyanname ile yapılan tahakkuka karşı otuz (30) gün içinde dava açılmalıdır. İhtirazi kayıt dilekçeleri ancak Vergi Mahkemelerine dava açılmaları durumunda hukuksal nitelik kazanır. Bu süreçte mükellefin dava açmaması idarenin eylemini fiilini kabul ettiği anlamına gelir.
  • Tahakkuk eden verginin kanuni ödeme süresi içinde ödenmesi gerekir,
  • Beyannamenin ihtirazi kayıtla verilmesi tahsil işlemini durdurmaz,
  • Beyannameler üzerinden tarh ve tahakkuk eden vergiler ancak yürütmeyi durdurma kararı veya yargı kararının olması durumunda ödenmeyebilir.

 

            2.4. Açılan vergi davasının tahsilâta etkisi

Vergi mahkemelerinde vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümün tahakkukunu; mahkeme karar verene kadar ertelemiş olmakta, verginin tahsili de durmaktadır. Vergi mahkemesinin kararının mükellefin lehine olması durumunda, mükellef açısından bir vergi söz konusu olmayacaktır. Mükellefe ödediği vergiler geri verilecektir, fakat herhangi bir faiz ödemesi yapılmayacaktır.

Vergi mahkemesinin kararının mükellefin aleyhine olması durumunda, verginin tahakkuku gerçekleşecektir. İdare tahakkuk ettirdiği vergiyi ödemeye ilişkin vergi/ceza ihbarnamesi (bildirimi) ile mükellefe bildirmektedir. Mükellef de bu ihbarnamenin tebliğinden itibaren 1 ay içinde dava konusu yaptığı ve ödeme süresi geçmiş vergi ile cezaların tamamını ödemesi gerekir. Dava konusu yapılan vergilerin ödeme yapılmamış kısmına, söz konusu verginin normal vade tarihinden, mahkeme kararının vergi idaresine tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tespit edilen gecikme zammı oranında gecikme faizi hesaplanacaktır.

 

2.5. Düzeltme talepleri reddedilen mükelleflerin dava açma süresi

Mükelleflerce vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesi taleplerinin, vergi dairesince kabul edilmemesi durumunda mükelleflerin vergi mahkemesine başvurması otuz (30) günlük dava açma süresinin geçip geçmediğine bağlıdır. Dava açma süresi içinde veya dava açma süresi geçtikten sonra yapılan düzeltme talepleri reddedilen mükelleflerin yargı organlarına başvurma süreçleri farklıdır. ¾ Düzeltme talebinin yapıldığı tarihte otuz (30) günlük dava açma süresinin geçmemesi durumunda kalan süre içinde vergi mahkemesinde dava açılabilir.

Düzeltme talebinde bulunulduğu tarihte, otuz (30) günlük dava açma süresinin bitmiş olması halinde ise, vergi mahkemesinde dava açma imkânı bulunmamaktadır. Ancak, bu durumda mükellefler Maliye Bakanlığı’na şikâyet yoluyla düzeltme talebinde bulunabilirler. Maliye Bakanlığı’na şikâyet yolu ile başvurmadan önce vergi dairesinden düzeltme talebinde bulunulacak bu talep reddedilirse Maliye Bakanlığı’na şikâyet yoluyla başvuru yolu açılmış olacaktır. Bakanlığın bu talebi reddetmesi veya altmış (60) gün içinde cevap vermemek suretiyle zımnen reddetmesi hallerinde ilgilinin dava açma hakkı yeniden doğar. Bu durumda, talebin reddi yazısının tebliğini veya cevap vermeyerek geçirilen altmış (60) günün bitimini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde dava açılabilir.

 

2.6. Yürütmenin durdurulması kararına karşı itiraz

Danıştay’ın ve idare mahkemelerinin yürütmeyi durdurma istemleri hakkında vermiş oldukları kararlara karşı bir itiraz yolu öngörülmüştür.  Yürütmeyi durdurma istemi reddedilen davacı idare bu kararlara karşı itiraz edebilecektir. İtiraz mercii yürütmeyi durdurma istemini karara bağlayan yargı yerine göre değişecektir.

2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu`nun 27/7 “Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar;

  • Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına,
  • Bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine,
  • İdare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine kararın tebliğini izleyen günden itibaren 7 gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir.

İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren 7 gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Yürütmeyi durdurma kararına karşı bir kez, bu kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz edilebilir. Ancak daha sonra yeni durumların, yeni kanıt, bilgi ve belgelerin ortaya çıkması sonucunda kuşkusuz yeni bir yürütmenin durdurulması kararı isteminde bulunulması mümkündür.

 

  1. MAHKEME KARARLARININ YERİNE GETİRİLMESİ

2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu`nun 28 inci maddesinde kararların sonuçları başlıklı düzenlemede, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak 30 günü geçemez.

Vergi uyuşmazlıklarına ilişkin mahkeme kararlarının idareye tebliğinden sonra bu kararlara göre tespit edilecek vergi, resim, harçlar ve benzeri mali yükümler ile zam ve cezaların miktarı ilgili idarece mükellefe bildirilir.

 

  1. VERGİ DAVA AÇMA SÜRELERİ 

Vergi mahkemesinde dava açma süresi özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde otuz (30) gündür. Danıştay ve İdare Mahkemelerinde ise bu süre altmış (60) gündür.

Vergi mahkemeleri, Genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergilere, resim, harç ve benzeri yükümlülüklere ve bunlara bağlı ceza ve zamlara (Gümrük ve Tekel idarelerince alınan vergi ve diğer mali yükümler dâhil) ve bunlara ilişkin zam ve cezalar ile tarife uyuşmazlıkları, belirtilen bu konularda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un uygulanmasına ilişkin davaları ile diğer kanunlarda verilen işleri çözümlemektedir.

Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun gereğince vergi mahkemeleri vergi davaları bakımından genel görevli mahkemelerdir. Danıştay Kanunu uyarınca bakanlıkların düzenleyici işlemlerine karşı açılacak davalarda Danıştay ilk derece mahkemesi olarak görevlidir.

Vergi, resim, harçlar ve benzeri mali yükümlülükler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda dava açma süresi;

  • Tahakkuku tahsile bağlı vergilerde, tahsilâtın yapıldığı,
  • Tebliğ yapılan veya tebliğ yerine geçen işlemlerde, tebliğin veya tebliğ yerine geçen işlemin yapıldığı,
  • Tevkif yoluyla alınan vergilerde, istihkak sahibine ödemenin yapıldığı,
  • Tescile bağlı vergilerde tescil işleminin yapıldığı,
  • İdarenin dava açması gereken konularda, ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği, tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar.

 

4.1. Tahsilat işlemlerine karşı açılacak davalarda süre

Özel kanunlarında ayrı hüküm bulunduğunda, dava açmada genel süre değil özel süre geçerli olacaktır. Vergilendirmede özel dava açma süreleri 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda yer almaktadır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda yer alan özel dava açma süreleri;

  1. Haklarında ihtiyati haciz tatbik olunanlar haczin tatbiki, gıyapta hacizlerde haczin tebliği tarihinden itibaren,
  2. Haklarında ihtiyati tahakkuk üzerine ihtiyati haciz tatbik olunanlar, ihtiyati tahakkuk sebeplerine ve miktarına haczin tatbiki, gıyapta yapılan hacizlerde haczin tebliği tarihinden itibaren,
  3. Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gündür.

 

4.2. Tarhiyat öncesi uzlaşmada dava açma süresi

Uzlaşma görüşmeleri sonucunda uzlaşma sağlanamaz ise vergi dairesine gelen inceleme raporunda önerilen matrah veya matrah farkı üzerinden vergi dairesince gerekli tarh işlemi yapılır. Uzlaşılamayan söz konusu vergi ve cezaya ilişkin olarak ilgili vergi dairesince yapılacak tarhiyata karşı, vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ tarihini takip eden otuz (30) günlük dava açma süresi içinde dava açılabilir.

 

4.3. Tarhiyat sonrası uzlaşmada dava açma süresi

Uzlaşma sağlanamaması durumunda, bu hususa ilişkin tutanağın mükellefe tebliğ tarihinden itibaren ise dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam eder. Dava açma süresi yeniden işlemeye başladığında, dava açmak için on beş (15) günden fazla bir zaman kalmışsa bu süre içinde dava açılmalıdır. Ancak dava açma süresi bitmiş veya on beş (15) günden az kalmışsa dava açma süresi on beş (15) gün daha uzar.

 

  1. VERGİ DAVALARINDA DURUŞMA TALEBİ

2577 Sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu`nun 17 inci maddesine göre, Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinde açılan iptal ve tam yargı davaları ile tarh edilen vergi, resim ve harçlarla benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları toplamı 57.000 Türk Lirasını aşan vergi davalarında, taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılır.

Duruşma talebi, dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda yapılabilir. Temyiz ve istinaflarda duruşma yapılması tarafların istemine ve Danıştay veya ilgili bölge idare mahkemesi kararına bağlıdır. Duruşma davetiyeleri duruşma gününden en az otuz gün önce taraflara gönderilir.

 

  1. MAHKEMENİN DAVALARI SONUÇLANDIRMA SÜRESİ

2577 Sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu`nun 20 inci maddesinin (5) numaralı bendine göre, Danıştay, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde dosyalar, öncelikli işler göz önünde bulundurulmak suretiyle geliş tarihlerine göre incelenir ve tekemmül ettikleri sıra dâhilinde bir karara bağlanır. Bunların dışında kalan dosyalar ise tekemmül ettikleri sıraya göre ve tekemmül tarihinden itibaren en geç 6 ay içinde sonuçlandırılır.

SAYGILARIMLA…
Muharrem ÖZDEMİR                      
Manisa (E) Defterdarı
Vergi (E) Müfettişi
Yeminli Mali Müşavir
www.vdd.com.tr

 

[1] 20.01.1982 tarih ve 17580 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

[2] https://www.turmob.org.tr/arsiv/mbs/pratikBilgiler/vergi_davalarinda_parasal_sinirlar_2020-C.pdf

[3] Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 28.06.2014 Tarih Ve 29044 Sayılı Resmi Gazetede Yayımlanmıştır.

[4] Gelir İdaresi Başkanlığı Rehberi. https://gib.gov.tr/sites/default/files/fileadmin/beyannamerehberi/vergiuyusyargi92.pdf